Elite: Kan Kahraman
(Uyarı: Kan ve şiddet içerir.)
Onunla
tanıştığımda on yaşından büyük değildim. Sonbaharın son günlerinde güneş erkenden
batmıştı. Ben annemden market için izin almıştım. Annem toplantısından kafasını
kaldıramadığından beni mecburi yalnız göndermişti. Yanımda eski bir telefon
vardı. Ve hem gidiş hem dönüş yolunda iki kere arayacaktım. İlk kısmı sorunsuz
geçti. Market çıkışı elimde koca abur poşeti ile evime doğru yürüyordum ki bir
adam beni ara sokağa itti.
Adamın
nereden geldiğini bile anlayamamıştım. Kel kafası arkasından sokak lambasını çok
parlak gösteriyordu. O zamana kadar gördüğüm en iri insandı ve en belalı tiplerden
biriydi. Çenesinin altında bir bıçak izi vardı. “Yalnız başına nereye böyle
çocuk? Ailen nerede?” diye konuştu. Bana zarar vereceğini hemen anlayıp kaçmak
için hamle yaptım ama ayaklarım ıslanmış zeminde kaydı ve yere kapaklandım.
Korkuyordum. Çok fazla, korkuyordum. “Hiçbir yere gitmiyorsun,” dedi ve bana
doğru bir adım attı. Sonrasında onu fark ettim.
Adama arkasından yaklaşan kadın normalden bir uzun
olmasına karşın, adamın yanında kısa kalıyordu. Siyah bir tişörtün altına, kot pantolon
giymişti. Kalın botlarının çamurlu olduğunu fark ettim. Fazlaca kırılıp yeniden
kaynamış gibi görünen o burnunu başka zaman görsem dalga geçebilirdim ama kırmızıya
çalan kahverengi gözleri burada olduğu kadar etkilerdi. Kadın, tişörtünün
kollarını dirseklerine kadar çekmişti. Normal, birinden korkmazdım ama sağ
elinin bileğinde yatay bir kesik vardı ve yumruk yaptığı eli kendi kanıyla
kaplaydı. Kan damlaları sokağın zemine damlıyordu. “Hey koca adam, kendi
boyunda biriyle uğraş,” diye seslendi.
Adam
sinirle arkasını döndüğünde ise, kadın kanlı yumruğunu adamın yüzüne doğru
savurdu. Kanların alevle kaplanması saniye bile sürmedi. Adamın gözüne inerken
sokağı kısacık bir anlığına aydınlattı. Onun devasa gövdesinin gözünü tutarak
yere devrilmesine hala şaşırıyorum. Kısaca bağırdı sonraysa, hiçbir şey yokmuş
gibi bayıldı. Bu durum karşısında korkumun yanına şaşkınlık eklenmişti. Kadın
kolunu serbest bıraktığı anda alevler söndü. Nefes nefese kalmıştı ve belli ki
canı yanıyordu. Yorgun bir tavırla, duvara yaslanarak yanıma çöktü. Sonra o
zamana kadar gördüğüm en içten gülümsemeyle bana baktı. “Korkmana gerek yok. Polisler
birazdan burada olur. Koca adam artık sana zarar veremez.” Durup gözlerimin
içine baktı. “Adın ne?”
Onun gözlerinin içine bakarak ismimi söyledim. “Benim adım da Elite. Tanıştığımıza memnun oldum. Akşamları dışarıda olmak tehlikelidir. Daha dikkatli ol ufaklık.”
Bu
gecede, hayatımı kurtaran asıl kahraman oldu. Elite, Kan Kahraman.
